Çok ciddi bir hastalık olan travma sonrası stres bozukluğu birçok insan yaşayabilir. Kişinin sevdiği bir kişiyi kaybetmesi, ciddi bir hastalık geçirme, kişinin saldırıya uğraması, deprem yaşaması vs. gibi olayları yaşayan ya da şahit olan kişiler travma yaşayabilir. Aman geçen zaman içinde bu acılar azalır ve sonra da unutulur. Bazı insanlar yaşadığı travmanın sonunda kendini toparlayarak iyileşir. Ancak kimi insan vardır ki travmatik olayları yıllar geçse bile etkilerini hala üzerlerinde hissederler. Travmatik olayın üstünden uzun yıllar geçmiş olsa bile aşırı stres ya da kaygıyı hala yaşarlar. Bu kişiler, aslında olayları sık sık ve tekrar yaşıyor gibidir. Olaylarla ilgili kabuslar görmeye başlarlar. Bu kişilerin rahatlaması ya da bir şeye konsantre olması oldukça zordur.

Travma Sonrası Stres Bozukluğu Belirtileri Nelerdir?

  • Kişi yaşadığı travmanın anılarını sürekli hatırlar. Kabuslar görür.
  • Birey, travmayı hatırlatacak tüm durumlardan kaçma isteği vardır. Travmayı hatırlatacak insanlardan kaçar.
  • Uyumak ve olaylara konsantrasyon bozulur. Her şeye karşı aşırı tetikte olma hali belirir.

Travma yaşamış insanlarda ortaya çıkan travma sonrası stres bozukluğu akut stres tepkisi olarak da bilinir. Birçok insan özellikle büyük depremi yaşamıştır. Depremi ya da herhangi bir travmaya direk maruz kalan kişilerde akut stres tepkisi yanında travmada eşini dostunu, yakınlarını kaybetmiş kişilerde yas tepkisi veya patolojik yas tepkisi görülebilir.

Travma Sonrası Stres Bozukluğunda Hangi Etkiler Görülür?

Kişi aşırı stresli bir olayla karşılaşmışsa yoğun çaresizlik ve korku yaşamaya başlar. Mesela deprem ile karşılaşan kişide ilk olarak “şok olma” tepkisi vardır. Deprem felaketinin boyutlarını idrak etmeye başlayan kişide akut stres tepkisi görülür. Akut stres tepkisi, ilk dört hafta meydana gelir ve 2 ila 4 hafta arasında devam eder.

Travma sonrası stres bozukluğu ya da akut stres tepkisi sonrası kişide olaya bağlı suçluluk duygusu ortaya çıkabilir. Bu durum bozukluk olarak tanımlanmasa da travmayı yaşayan ve tanıklığı yapan herkeste az miktarda ya da daha yoğun şekilde görülebilir. Bu rahatsızlık tedavi edilmezse kişinin iş hayatı, aile hayatı, sosyal ilişkileri olumsuz yönde etkilenmeye başlar. Böyle bir durum yaşandığında psikolojik sorunların ortadan kalkması için ilaç tedavisi uygulanır. Bunun yanında eğer ilaç tedavi yetmezse psikoterapi de tedavi önerileri arasında vardır.

Büyük kayıplar yaşayan kişiler gösterdikleri psikolojik tepkiler sonucunda yas durumuna geçerler. Bir yakını kaybetmek, beslediği hayvanını kaybetmek, işini kaybetmek kişide travmaya yol açabilir. Olayın ilk şokunu atlatan kişi tüm olanı biteni anlamaya başladığında ağlamaya ve yas tutmaya başlar. Uyku uyuyamaz, yemek yiyemez. Çevresiyle ilişkisini azaltmaya başlar. Bu olaylar kişilerde normal olmayan yas veya uzamış yas tepkisi oluşmaya başlar. Yas tepkisi dört evreden oluşur:

  • Yasın ilk evresinde kişi yaşadığı olayları hiç yaşanmamış gibi kabul eder ve yoğun bir öfke içindedir.
  • Yasın ikinci evresinde tüm dikkat ölen kişiye yönelir.
  • Üçüncü evrede ölüm gerçeği kabul edilir.
  • Dördüncü evre ise kişinin yenilenmesi evresidir. Kişi yas duygusunu zamanla azaltır ve normal hayatına dönmeye başlar.

Çocuklarda yas tepkisi, tıpkı yetişkinlerde olduğu gibi tepki verir. İlk evre çocukların olayı kabul etmemesi, ağlaması, hırçınlaşması ile başlar. İkinci evrede kayıp, çocuk tarafından anlaşılmaya başlar. Üçüncü evrede çocuk çevresi ile ilgilenmiyormuş hissini verir. Sonra evrede ise artık kayıp kabul edilir.

Travma sonrası stres bozukluğu önemli bir rahatsızlıktır. Kişinin hayatını etkilememesi, normal yaşantısına doğru şekilde devam edebilmesi gerekir. Bunun için tedavi edilmesi şarttır. Yapmanız gereken ise Alanya Psikolog Danışmanlık Merkezi’mizi arayarak konunun uzmanı doktorlarımızdan detaylı bilgi almak ve profesyonel hizmetlerimizden yararlanmaktır.