Bir bütün halinde iletişim ve paylaşım sistemi ilişki anlamına gelir. İlişkiler çift taraflı ilişki ve tek taraflı ilişki olarak tanımlanabilir. Tek taraflı ilişkide, kişi ya kendi kendine konuşur ya da iki kişiden biri konuşur, karşı taraf dinler. Bu konuşma şekli diyalog olarak geçer. Monolog konuşma şekli ise kişinin kendi kendine konuşması ya da sadece iki kişiden birinin konuşmasıdır. İlişkilerde de bu tür sorunlar yaşanabilir. Aslında hayatın hemen her aşamasında kurulan ilişkilerde sorunlar yaşanmaktadır. Çevremiz ile olan ilişkiler, ailemizle olan ilişkiler, iş arkadaşlarımızla olan ilişkiler her zaman güllük gülistanlık olmaz.

Evlilik ve ilişkilerde durum biraz daha farklıdır. Kadın ve erkek her zaman aynı şeyi düşünmezler. İki farklı cinsiyetin, farklı büyüme koşulları vardır. İki insan, üç yaşından itibaren sosyalleşerek birbirlerine güvenmemeyi öğrenirler.

Farklı iki insan, aynı evin içinde temelde oluşan tüm farklılıklara rağmen uyum sağlaması zordur. Aynı zamanda benzer ya da ortak noktada buluşması da kolay olmaz ama çok zor da değildir. Ama şu bir gerçektir ki istenirse bu ortak noktada buluşmak kolay ama istenmezse inanılmaz zor olabilir.

İlişki ve Evliliklerde Sorun Nasıl Çözülmelidir?

Çiftler, ilişki ve evliliklerde sorun çözümü için her zaman o değişsin, ben doğruyum ilkesini uygular. Terapiye gelen çoğu çiftin ilk yaptığı yanlış karşı tarafı hatalı bulmalarıdır. Genel olarak kadınlar, erkeklerin ilgisizliğinden ve sorumsuzluğundan şikayet ederler. Erkekler ise kadınların memnuniyetsizliğinden ve bu memnuniyetsizliğin getirdiği çok konuşmadan dert yanarlar.

Kadın ve Erkeğe Göre İlişki Durumu Nasıldır?

  • Erkek açısından evlilik ya da ilişki çok iyi gitmektedir. Aslında sorunları sadece eş büyütür. Eşinin büyütmemesi halinde sorun çözülür.
  • Kadın açısından evlilik veya ilişki ise daha farklıdır. Eşin, ilgisi, alakası ve sorumluluğunu bilmesi halinde sorun hemen ortadan kalkacaktır.

İlişki ya da evliliklerde sorunun çözümü, bir tarafın değişmesi ile asla değişmez. Evlilik ya da ilişki süreklilik gösteriyorsa döngüsel nedensellik ilkesi devreye girer. Birçok insan, çözüm bulduğunu sanırken aslında sorunu büyüttüğünün farkına bile varmaz. Bu ilkeye göre sorunu çözmeye çalışırken, sorunu devam ettiren olmak da görülmelidir.

  • Eğer çözüm değişmekse bu değişim karşılıklı gerçekleştirilmelidir. Eğer bu yapılmazsa taraflar arasında çaresizlik başlar.
  • Taraflar çoğu zaman birbirleriyle konuşamamaktan şikayet eder. Çiftlerin burada yapması gereken şey, konuşmanın nasıl yapılacağını bilmemeleridir. Yani çözüm yöntemlerinin yanlış uygulanmaması önemlidir. Bir ilişkinin sürdürülebilir olması için sorunu çözme yöntemini bilmek gerekir.

Evlilik ve İlişkiye Hangi Gözle Bakılmalıdır?

Evlilik ve ilişkilere bir kayık gözüyle bakılabilir. Kayığın iki küreği vardır. Bu iki küreğin birisi kadın birisini erkek çeker. Eğer küreği sürekli bir taraf çekerse o kayık asla yürümez. Yürüse bile kolay kolay ilerlemez. Aynı şekilde kayığın küreklerini tarafların beraberce çekmemesi halinde ise kayığın ilerlemesi mümkün olmaz.

Evliliğe asla bir şirket gözüyle bakılmamalıdır. Evliliğin temeli sevgidir. Bunun karşılığında ise sorumluluk, alaka, saygı, sadakat, cinsellik ve muhabbet temel alınır. Eğer evliliğe şirket gözüyle bakılırsa, evet sorun bir bakıma çözülür ancak mutlu bir evlilik olmaz.

Evlilik ve İlişkilerde İletişimin Önemi

İster evlilikte olsun ister ilişkilerde olsun eşlerin birbiri ile iletişimi çok önemlidir. İletişimi zayıf olan çiftler, birbirlerinin aklını okumaya çalışır. Soru sormayan, soru sorup cevabını alamayan kişi, sonunda soruların cevaplarını kendi aramaya başlar. Bu arayışlar karşı tarafın yerine cevaplar vermeye varır. Alınan bu cevaplar ise algı-duygu ve beklentilerimizi şekillendirmeye başlar. Burada yapılması gereken kimsenin kimseyi anlamak zorunda olmadığıdır. Önemli olan kişinin kendisini anlatmak zorunda olmasıdır. Yetişkin iletişimi için en önemli etkenler, küsmemek, alınmamak, olayları geçiştirmemek, öfkelenmemek, karşı tarafı bastırmamak ve sessiz kalmamaktır.

Evliliklerde Aile Sorunu Nasıl Aşılmalıdır?

Evliliğin kötüye gitmesinin nedenlerinden birisi de iki insanın aileleri ile ilgili yanlış anlamalardır. Ailelerin sık eleştirilmesi, ailenin yansıttığı tutumun eşlere mal edilmesi, ailenin tavrının sanki eşin tavrıymış gibi görmek algıda yapılan hatalardan sadece birkaçıdır. Önemli olan sınırları çizmek, öneriyi dayatma olarak göstermemek gerekir. Eşin ailesinin sürekli mutlu edilmesi gerekiyor hissi kök aile sorunu ile karşı karşıya kalınmasını sağlar. Burada üzerinde durulması gereken nokta çiftlerin artık kendilerinin bir aile kurduğu ancak kök aile ile bağlarının da kopmaması gerektiğidir. Yani eşler birbirlerine ve ailelerine gereken saygıyı göstermelidir. İki tarafın ailesinin hareket ve tavırları birbirleri ile kıyaslanmamalıdır.

Evlilik çok önemli bir konu olduğu gibi sürdürebilmek de mühimdir. Ancak eşler aralarında çıkan sorunları halledemiyorsa muhakkak danışmanlık hizmeti almayı düşünmelidir. Bunun için profesyonel hizmet veren Alanya Psikolog Danışmanlık Merkezi’mizle iletişim kurarak konu hakkında detaylı bilgi alarak hizmetlerimizden yararlanabilirsiniz.