28 Nisan 2012 – 20:19

Antalya’nın Alanya ilçesinde 13 yıldır yaşayan İsveç asıllı Türk vatandaşı psikolog 55 yaşındaki İgrid İmkan, otistik oğlu 33 yaşındaki John Johansson’un köpek sevgisiyle hayata tutunduğunu söyledi

Psikolog İgrid İmkan, İsveç’te Türk işadamıyla evlendikten sonra ilk evliliğinden olan ve doğuştan otizm hastası oğlu John Johansson ile 13 yıl önce Alanya’ya yerleşti. Her yıl 4 ay oğlu ile Alanya’da kalan İmkan, bakıcıyla oğlunun tedavisini sürdürüyor. İmkan’ın bu tedavideki en büyük yardımcısı ise beslediği köpekleri. Oğlunun köpeklere olan sevgisini çocuk yaşta fark eden İmkan, evinde 28 yıldan beri sürekli 3 köpek besliyor. İmkan, oğlunun köpeklerle vakit geçirdikten sonra insanlarla daha rahat iletişim kurduğunu ve kendisini daha rahat histediğini söyledi.

İsveç’teki evinde 3 köpek beslediğini belirten İmkan, köpeklerden birisini ise 2 yıl önce Alanya’da sahiplenerek götürdüklerini belirtti. John’un köpeklerle çok iyi anlaştığını anlatan İmkan, “Tedavi sürecinde köpek severek terapi oluyor. Köpeklerinden uzun süre ayrı kalınca çok agresif oluyor. Köpeğini sevdikten sonra insanlarla rahat iletişim kurup, daha huzurlu oluyor” dedi.

Oğlu John’nun aynı zamanda sara hastası olduğunu söyleyen İmkan, “Zaman zaman kriz geçiriyor. Köpekler bunu erken fark edip tepki gösteriyor. Köpekler bana çocuğumun tedavisinde uzun yıllar yardımcı oldu. Alanya’daki evimde köpek besleyemediğim için çok üzgünüm. Evimi satıp başka bir ev alacağım” diye konuştu.

İgrid İmkan, Alanya’ya geldikleri dönemlerde ise oğlunun bakıcısı Kerem Kayacı’da kalan İngiliz Mastiff cinsi köpeği ile zaman geçirdiğini, oğlunun çok mutlu olduğunu söyledi.

“KÖPEKLERLE MUTLU”

18 yıldır tanıdığı John’nun Alanya’ya geldiğinde bakıcılığını yapan Kerem Kayacı ise, “John köpekle birlikte olduğu zaman çok mutlu oluyor. Bildiğimiz kadarıyla böyle bir tedavi şekli yokmuş. Hayvan sevgisiyle yapılan terapiler bu tip hastalarda ilerleme kaydetmesine yardımcı oluyormuş” dedi.

HAYVANLARLA TERAPİ HASTALIĞIN ETKİLERİNİ AZALTIYOR

Otizminde tam bir tedavi yöntemi olmadığını belirten psikolog Alper Günay ise hayvanlarla terapinin hastalığın ilerlemesine engel olduğunu söyledi. Hastalıktaki en büyük sıkıntının iletişim problemi olduğunu anlatan Günay, “Otizmle mücadele için iletişim problemini çözmek önemli. Otistik olan insanlar ile normal insanların algılamaları farklı. İnsanlara nazaran hayvanlarla daha rahat iletişim kuruyorlar. Bunun sonucunda nispeten rahatlıyorlar. En yaygın terapi yöntemi ise ata bindirmek ve yunuslarla yüzdürmek” diye konuştu.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.