15 Haziran’da lise mezunu gençlerimiz ilk kez üniversite sınavına girecek. Üniversite sınavına giren öğrencilerin yüzde 30’unda görülen yoğun sınav kaygısı sınav sırasında başarılarını, dolayısıyla da tüm hayatlarını etkilemektedir. Bu hafta öğrencilere ve ailelere yardımcı olmak amacıyla sınav kaygısını ele alacağım.
İktisadi hayatta makro ve mikro hesaplar vardır. Her işletme, makro ve mikro düzeyde belirli gelir – gider dengelerini oluşturmaya çalışır.
Örneğin kaç işçi çalıştırılacağı makro bir hesapken işçilerin kullanacağı küreklerin sapının daha uzun olması mı yoksa küreğin ağzının daha genış olması mı daha çok verim sağlar hesabı ise mikro düzeyde ele alınabilir.
Bu tür makro ve mikro hesaplar aslında hayatımız birçok noktasında bizi etkiler.
ÖSS için ilköğretim ve liseyi bitirmemiz, konuları tekrar edip pekiştirmemiz makro düzeyde; sınavda daha yüksek başarı için motivasyonumuzu yüksek tutmak, kaygı düzeyimizi optimum(ideal) seviyede tutmak, beslenmemizi ve egzersizlerimizi yine sınav başarımızı olumlu yönde etkileyecek şekilde düzenlemek mikro düzeyde öss başarımızı etkiler.
Ancak bu mikro düzeyde alınacak önlemlerden en etkili olanı kaygı seviyesinin optimum düzeyde tutulmasıdır.
Sınav öncesinde öğrenilen bilginin, sınav sırasında etkili bir biçimde kullanılmasına engel olan ve başarının düşmesine yol açan yoğun kaygıya sınav kaygısı denir. Kaygı aslında bizi motive eder. Zira bir konu ile ilgili kaygı duymuyorsanız o konu ile ilgili herhangi bir girişimde bulunmazsınız. Hiç sınav kaygısı duymayan bir öğrenci sınav sabahı sınava girmek yerine daha keyifli olan şeyleri yapmaktan rahatsızlık duymaz. Örneğin evde oturup “Sünger Bob”u izlemeyi bir yandan da çikolatalı ekmeğini dişlemeyi tercih edebilir.
Sınavın düşüncesi uykularınızı kaçırıyorsa, test çözerken yanıtlarını bildiğimiz halde soruların yanlış işaretliyorsanız, sürekli sınavla ilgili olumsuz düşünceler içindeyseniz ve bu durumlar deneme sınavındaki başarımnızı olumsuz etkiliyorsa yüksek sınav kaygısı yaşıyorsunuz demektir. Bu süreçte vücutta kas gerilimi, kalp vuruş hızında ve kan basıncında artış, duygusal olarak endişe, karamsarlık ve kızgınlık, zihinsel olarak unutkanlık, dikkati toplayamama gibi belirtiler ortaya çıkar.
Bu noktada yine temel ayrım noktasına dönüyoruz. ‘Bu durum başarımızı artırıyor mu? Yoksa düşürüyor mu? Eğer cevabınız: “Başarımı düşürüyor. Bu durum yüzünden bildiğim soruları bile yapamıyorum. Dikkatimi toplayamıyorum…” ise sınav kaygınız aşırı düzeydedir ve sınav kaygınızla başa çıkmanız için profesyönel yardım almanız gerekebilir.
Bu hafta kısaca kaygı ve sınav kaygısının ne olduğundan bahsetmeye çalıştım. Gelecek hafta bu kaygı ile başa çıkma stratejilerinden bahsedeceğim. Okuyucu mektuplarına da bu köşeden yanıt vermeye çalışacağım. görüş öneri ve sorunlarınızı mail yoluyla paylaşabilirsiniz.



Son Yorumlar